1-Sürekli İşgöremezlik Tazminatı:

Trafik kazası sonucu yaralanan kişinin kalıcı sakatlıkları nedeniyle oluşan beden gücü kaybı nedeniyle, gelirinde ve dolayısıyla mal varlığında bir eksilme meydana gelmemiş olsa dahi, tazminat gerekeceği kabul edilmekte ve bu, “güç (efor) kaybı tazminatı” diye adlandırılmaktadır.

Burada, beden gücü kaybına uğrayan kişinin aynı işi zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarfıyla yaptığı gerçeğinden hareket edilerek bir anlamda zararı, bu fazladan sarf edilen gücün oluşturduğu kabul edilmektedir.

Davacı, yaralanmasına neden olan trafik olayı sonunda çalışma gücünü kalıcı olarak kaybettiğini ileri sürerek buna ilişkin tam teşekküllü bir hastaneden alacağı maluliyet oranını belirtir Sağlık Kurulu Raporu ile kusurlu araca ait trafik sigortasını düzenleyen Sigorta Şirketine karşı maddi tazminat isteğinde bulunabilir. Mahkeme, davacının beden gücünde azalmaya rağmen, çalışma karşılığında gelirinde bir azalma olmasa bile tazminata hükmedecektir.

Yaralanmalar nedeniyle kişilerin beden bütünlüğünde kalıcı olarak gerçekleşen sakatlıkların beden gücü kaybına neden olduğu ve bunun sonucu kişinin mal varlığında eylemli olarak eksilme meydana gelmiş ise, bunun tazmin ettirileceği tartışmasızdır. Bunun yanı sıra beden gücü kaybına rağmen kişinin gelirinde ve dolayısıyla mal varlığında bir eksilme meydana gelmemiş olsa dahi, tazminatın gerekeceği kabul edilmekte ve bu, güç (efor) kaybı tazminatı diye adlandırılmaktadır. Bu kabul, ilk bakışta sorumluluk hukukunun, zarar kavramına ters düştüğü ileri sürülebilir. Ancak, burada beden gücü kaybına uğrayan kişinin aynı işi zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç ( efor ) sarfıyla yaptığı gerçeğinden hareket edilerek bir anlamda zararı, bu fazladan sarf edilen gücün oluşturduğu kabul edilmektedir.

Bu kabul tarzının ortaya çıkardığı sonuç, tazminat hukuku kavram ve kurallarına uygundur. Bilindiği gibi, hukuka aykırı olarak gerçekleşen zararın, zarar görenin kendi imkanlarıyla giderilmesi, sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Kişinin oluşan beden gücü kaybı sonucu meydana gelmesi kaçınılmaz zararı ( gelir azalması ), bizzat kendisinin “daha fazla bir güç” harcayarak gidermesi sorumluluktan kurtarma aracı olarak kullanılmamalıdır. Aksi görüş, zarar gören yerine, hukuka aykırı eylemle zarar veren kişinin korunmasını ortaya çıkarır ki, bu da hak ve adalet ölçülerine ters düşer.

2-Geçici İşgöremezlik Tazminatı:

Trafik kazası neticesinde yaralandığınızda, tedavi gördüğünüz rapor ve belgeler ile kanıtlanabiliyorsa cismani zarar kapsamında çalışamadığız süreler ile sınırlı olan geçici işgöremezlik zararınızın ve fonksiyon kaybına uğrayarak çalışma gücünüzün bir kısmını kaybetmeniz halinde de sürekli işgöremezlik zararınızın giderilmesini talep edebilirsiniz..

Eğer geçici işgöremezlik tazminatı talebinde bulunduysanız, buna ilişkin dosya içerisinde geçici işgöremezlik süresini tespit eden bir rapor bulunmamakta ise hastanaye giriş ve taburcu olduğuz tarihler belli olmakla birlikte tedavinizin ileriki tarihlerde de devam ettiği evraklardan anlaşılmakta ise geçici iş görmezlik süresinin hastaneden taburcu olma tarihinden sonraki tarihlere kadar uzama ihtimali bulunmaktadır. Bu durumda Adli Tıp Uzmanı Uzmanı bir bilirkişiden geçici işgörmezliğe ilişkin bir rapor alınmasını talep etmeniz gerekmektedir. Bu durumda dosyanın bilirkişiye tevdii ile geçici işgörmezlik süresinin tespitine karar verilmesi uygun olacaktır.

Geçici işgöremezlik süresince kişi % 100 tam malül sayılmakta, hastalık kısmen şifa bulursa bu tarihin hitamından itibaren maluliyet oranına göre meslekte kazanma gücü kaybı açısından hesap yapılmaktadır. Meslekte kazanma gücü kaybı hesaplaması, yerleşik uygulamalar doğrultusunda işlemiş ve işleyecek dönem olmak üzere iki bölüm halinde hesaplanmaktadır, İşleyecek dönem hesabında ise yerleşik yargı kararları doğrultusunda hesaplanacak tazminat 1/Kn metoduna göre hesaplanmaktadır. Bu metod göz önüne alınarak aktif dönem sonuna kadar her yıl için % 10 artırılacak ve hesaplama tarihi itibariyle yine her yıl için ayrı ayrı iskonto edilerek peşin değeri bulunmaktadır. Hesaplamada 1/Kn formülünden istifade edilerek bulunan sabit katsayılardan yararlanılarak peşin değer tespit edilerek temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmektedir.